29 Mart 2026, Pazar; Profesyonel Doğa Yürüyüşü...
"Mengen, Akören - Başyellice."



29 Mart 2026, Pazar; Profesyonel Doğa Yürüyüşü..
"Mengen, Akören - Başyellice..."


Uyarı - 1
Öncelikle lütfen dikkate alınız; Bu bir " Yürüyüşe Davet " yazısı değildir.

yenirota ticari amaç ile hareket eden Resmi ya da Gayr-ı Resmi Günübirlik, Paket Turlar düzenleyen Turizm Şirketi değildir. Herhangi bir birliği, kuruluşa ve federasyona üye değildir. Dağcılık yapmaz.
Ülkemizin doğal güzelliklerine dair bir farkındalık yaratmanın yanında, kendi yaşamını Güzelleştirmek ve Sağlıklı Kalmak için Doğada Uzun Mesafe Yürüme Sporu Yapmayı canı gönülden seven amatör ruhlu doğa sporcularından oluşmuş bir arkadaş topluluğudur.
Doğada Uzun Mesafe Yürüyüşleri doğada her türlü arazide uzun mesafelerde tempolu yürüyebilme, tırmanma ve inme tecrübesi olan ve kondisyonu çok iyi yürüyüşçüler içindir. Çok Zor bir spordur. Ekipteki herkes bunu bilerek hareket eder.
Bir eğlence, kültür, doğa ve meşhuriyet gezisi, mangal, yeme-içme TURU değildir. TUR organizasyonları ile karıştırılmamalıdır.Zaten doğada Tur atılmaz. Mümkün olduğu kadar en küçük bir leke bile bırakmadan keşfedilir, yaşanır ve gelecek için ter temiz haliyle hafızamıza yerleştirip geri dönülür.
Her bir rotamız başlangıç saatinden bitiş saatine kadar efor gerektiren, çok ciddi doğa sporları aktivitesi içermektedir.


Sevgili dostlarım,

Düzenli olarak günübirlik yürüyüşler yapacağımız iki ayımız kaldı. Nisan ve Mayıs ayları baharın o uyuşturucu etkisi ile çok çabuk geçecek ve gözlerinizi bir açacaksınız ki Haziranın ikinci haftasındayız.
"Eee..ne var bunda.." diyorsunuz.
Hemen bir akıllı ilk taşı atacak.
"Ormana girmek yasak..."
Birşey bildiğinden değil, göze girmesi lazım. Ondan.
Yükselecek, yükselecek ve yükselecek ya. Sonra Canım koparabirlidiği kadarını koparsın sonra merkeze çakildiğinde adam yerine koyan olmayacak zaten.
Zannediyorlar ki orman yasaklarla korunur. Geçen sene bir kuleye uğramıştık. Kuledeki orman görevlisi aynı anda beş noktada yangın başladığından bahsetmişti. Hepimiz hep bir ağızdan tekrar ediyoruz. " Evet evet....sabotaj var. Bilerek yakıyorlar..."

^ Bence öyle değil.
Bence pislik var. Bilgisizlik var. Umursamazlık var. Görgüsüzlük var. Yalan var.

Basit bir gözlem yaptım Eylül ayından itibaren kendi bölgemde seyahat ettiğim her yönde..
Çıkagelmiş orman yangınlarının muhtemel ilk başlama noktaları nereler olabilir.
Kızılcahamam, Şahinler - Mengen, Kıyaslar - Karabük Cumayanı ve Eskişehir Gümbet yangınları yol kenarından ve piknik yerlerinden başlayarak büyümüş...gittim, gördüm ve yazıyorum.

Başka kaç ülkede görürsünüz bilmiyorum, ülke ülke gezmediğim için örnekleyemiyorum. Dubleli yollarımızın sağ tarafında büyükçe bir tabelada " Çöp Atma.." yazar.

Duyuyorum;
Laannnn...bizi ne zannettiniz aslanım. Biz has milliyetçiyiz. Ölürüz olm bu vatan için. "Allah Devletimize Zeval Vermesin.." ciyiz. Atarmıyız güzelim ülkemizin duble yollarında seyahat ederken arabamızda yediğimiz bokun çöpünü camı indirip dışarı...Ülkemizin her köşesi bir cennet. Piknik yaparken altını değiştirdiğimiz çocuğumuzun boklu bezini bırakır mıyız öyle ulu ortalık yere...

dediklerini bu zatların...

Eee öyleee...atıyorsunuz canım kardeşim. Yol kenarları maden suyu şişeleriyle dolu.
İçine işenmiş pet şişeleri baharda açan çiğdemlerden daha çok her bir yanda boylu boyunca yatıyor. Zannedersin ki bu adamlar büyük iş peşindeler. Yola çıkınca hiç durmaz, transit giderler. Eee her on dakikada bir de çişleri geldiği için ne yapsınlar, altlarına mı kaçırsınlar yani, arabadaki boş yarım litrelik pet şişelerine lazımlık gibi hem işer hem aynı zamanda arabalarını kullanırlar sonra da dışarı atıverirler. Bunların usta şöförler olduğunu tam da buradan anlıyor insan.

Mevzu uzun da benim rotayı yazıp hemen çekilmem lazım. Fakat şu mesire alanlarına konulmuş çöp varillerine bir bahis açmazsam kudururum. Gittiğim her yerde, mesire alanlarındaki çöp varilleri tıklım tıklım dolu. Hayretler içindeyim. Çekirdek bir aile ya da 4-5 arkadaş pikniğe gittiğinde yanında ne götürür. Et, sebze, içeçek, kabuklu çerez, ekmek, mangal, vs... Peki bu saydıklarımdan ne kadarlık bir çöp çıkar. Hepsi hepsi bir bilemedim iki poşet. Ulan beyinsiz al arabana, dönüşte şehir merkezinde büyükçe bir çöp variline atsana. Senin o piknik yerinde tıklım tıklım dolu olduğu için varilin kenarına bıraktığın çöp poşetini, içinde yiyecek birşeyler var hevesiyle önce o gariban köpekler parçalıyor. Sonra akşam vahşi hayvanlar geliyor, ayısı, domuzu, tilkisi... bir posta da onlar dağıtıyor. Mesire yeri oluyor çöp yuvası...

Bu mu senin cennet ülken.

Daha Bolu'da gittiğim her köyün ama istisnasız her köyün yıllar boyu çöpünü ki eskimiş kanepeden tutun buzdolabına, televizyonlardan, alafıranga tuvalete kadar ne varsa iki kilometre orman içine götürüp, gözlerine kestirdikleri bir dereyi çöplüğe çevirdiğine girmiyorum..O mevzu çok daha vahim..Haaaa...bazı köylerde o orman içlerinde çöp döktükleri dere aşağıda, köyün tam ortasından geçiyor.

Bırakın yasaklamayı....buna bir çözüm bulun. İnsanımız ormanı, yeşili, doğayı sevsin. Her şeyle olduğu gibi bunda da ....muş, mış gibi yapmasın.

Evet bu haftanın doğa yürüyüş rotası; Mengen, Akören - Başyellice

Baktım, Pazar günü yağmur bu bölgeye az biraz düşecek.
Herzamanki sabah buluşmamız 05:00'da. İlk durağımız Huzur. Sonrasında yolculuğumuz bir saat. Mengen - Yazıcık yolunda bir yerde aracımızdan ayrılıyor ve göknar-kayın karışımı güzel bir ormanda bahara adım atıyoruz.

Hava bulutlu, yağış ihtimali yüzde 30, sıcaklık ortalama 15 derece.

Doğa yürüyüşlerimize kendi aracımızla gidiyoruz. Bu yüzden katılımcı sayımız sınırlıdır.

Pazar doğa yürüyüşlerinde amaç tıpkı Cumartesi yürüyüşlerinde olduğu gibi kişinin tek başına ya da bu alanda faaliyet gösteren ticari işletmelerin hiç bir zaman içine giremeyeceği orman dokularını mevsimin tam da göbeğinde en taze heyecan dolu şekliyle, her adımından büyük keyif alacağı bir coğrafya ve yükseltide hayatının rutini haline getirdiği gibi mümkün olduğu kadar başlangıçtaki ilk dakikadan bitiş noktasına kadar amatör duygular içinde hem güzel manzaraları doya doya iliklerine işlemek hem gün boyu orta şiddette bir spor yapmak ve hem de şehir hayatının ruhuna yapıştırdığı kötü kırıntıları yüksek bovis değerleri ile rehabilete atmek, günü ve tabi ki hayatı enerji dolu, heyecanlı bir şekilde yaşamaktır. Fakat Pazar rotalarında sürpriz ve adrenalin ölçüsü tahminlerin çok üzerindedir.

Doğa yürüyüşlerinin zorluk derecesi;
Doğa yürüyüşleri alışkın olmayan birisi için başlangıçta zor bir spordur. Çünkü sabah saat 10:00 ile akşam 17:00 aralığında, gün boyu neredeyse hiç durmadan yirmi kilometrelik engebeli bir arazide yürümek zordur. Ve fakat düzenli doğa yürüyüşü yapan insanlar bir müddetsonra nikotin bağımlılığı gibi böylesi yürüyüşlerin bağımlısı olmaktadırlar. Doğada doğaçlama yapılan iniş ve çıkışlar kimi zamanzordur, kimim zaman da kolay, fakat her şekilde de doğaya ayırdığınız o en kutsal gününüzün en güzel anlarıdır.

Doğa yürüyüşleri kesinlikle bir " her kim katıldıysa o kişiyi hoş tutma, eğlendirme " etkinliği değildir. Doğada Tur atılmaz. Yürüyüşçüler her zaman kendilerini orta ile zor arasında bir yürüyüşe hazırlıklayarak gelirler. O gün o ortama bedenini yorarak ruhunu dinlendirmeye gelmiş hiç kimse "hiç böyle bir yürüyüş ummuyordum.. mahvoldum...öldüm...bittim..." söylem ve serzenişleriyle rahatsız edilmez. Yarı yoldan dönülmez. Yürüyemeyenler için traktör vs...çağırılmaz.

Şehir içinde düzenli yürüyenler, oradan oraya koşturanlan, hareketli bir yaşamı olanlar için daha evvel doğa yürüyüşü yapmamış olsalar bile doğa yürüyüşlerinde başarılı olurlar. Ama unutulmamalı ki yine de zorlanacaklardır.



29 Mart 2026 ; Pazar  Her zamanki gibi Kızılay'da buluşma ve hareket saati 05:00


Doğa Yürüyüşlerine Katılmadan Evvel " Dikkat " Başlığı Altındakileri Mutlaka Okuyun.


Başlama saati : 09:30
Bitiş saati : 17:00
Ankara'ya varış : 21:00
Toplam; 20 - 25 Kilometre aralığındadır.