12 Eylül 2026, Cumartesi: Sportif Doğa Yürüyüşü..
"Abant Dereceören, Kel Tepe............."


12 Eylül 2026, Cumartesi : Sportif Doğa Yürüyüşü..
"Abant Dereceören, Kel Tepe.........."



Artık Yazın bittiğini anlamış bulunuyorum..Nasıl anlamam, sabahları üşüyerek uyanıyorum. Üzerime mutlaka bir yelek giyiyorum. Dışarı çıkacaksım, ince de olsa bir mont almadan olmuyor.. e bu güzel haber. Yaz elbette sayısız güzellikler getiren bir mevsim ve fakat bahar ve kış aylrı ile kıyaslandığında bence yaz uzun yolda alınmış yarım saatlik bir kahve molasıdır. Yani bizim mevsimimiz geldi arkadaşlar.
Tabii önce santim santim Sonbahara gideceğiz. Diliyorum ki up uzun en ince ayrıntısına kadar yaşayacağız o günleri. Sonra ilk karın peşine düşeceğiz..derken nerede kar tipi var oralarda yürümeye başlayacağız...devamında 3-4 ay uzak kaldığımız kamp havasını özleyip en ateşli kamp planlarına açılacak kapılar...

Çok uzatmadan asıl mevzuya geçiyorum...

Evet Sevgili dostlarım,

Haftanın Sportif Doğa Yürüyüş Rotası; Abant Dereceören, Kel Tepe........... dolaylarından olacak.

Öncelikle lütfen Çantanıza, sabah kahvaltısı ve öğlen molasında yemek için sandeviç, yürürken canınız çektikçe yemek için yeşil ya da siyah zeytin, gofret, çikolata ya da meyve ve 2 litre su koymayı unutmayın. Her yürüyüşçü çantasında mutlaka bir yağmurluk bulundurmalıdır. Bunlar rutin ama dikkate alınması gereken noktalar.

Cumartesi sabahı 06:00 toplanma noktalarına uğrama saatimiz. Yolculuğumuz Kızılcahamam, Gerede, Bolu üzerinden Abant, Dereceören köyünde son bulacak..kahvaltı sonrası yaklaşık 1,5 saat..
Kahvaltı durağımız Huzur'da olacak.

Dereceören köyü Abant yolu üzerinde, Abanta neredeyse 10-15 kilometre kala solda, arkalarda bir tarafı Mudurnunun köylerine, bir tarafı Akçalan köyüne giden vadinin başında canlı, yaşayan bir köy.
Aracımızı burada, uygun bir yere park edip son hazırlıklarımızı yaptıktan sonra köyün güney ve güney batı tarafında uzanan kel tepenin uc kısmından itibaren orman yolunu kullanarak yükselerek başlayacağız yürüyüşümüze. Rahat bir çıkışla Mangırlar yaylasına ulaşacağız. Otantik, tipik Karadeniz yaylalarından esinlenmiş 1960 lı yılların izlerini halen taşıyan yaylada minik bir moda defilesi seyretip, çömert alkışlarımızla organizasyonu kutladıktan sonra yolumuza yayladan ayrılarak devam edeceğiz. Artık doğu-batı yönünde yüzünü kuzeye dönerek yan yatmış su aygırı modelindeki kel tepeye kuyruk kısmından minik minik tırmanmaya başlıyoruz. Rotanın kel tepe faslında, bu durum en az üç saat sürecek, Ağaç yok, gölge yok, kaya yok, kayalık yok. Bu yüzden güneş ile ilgili lazım gelen önleri alınız.
Keltepedeki metruk binalara ulaşınca Abant manzaralı bir noktada günün molasını verceğiz. Mola sonrasında hedefimiz çok sert bir inişle Bulanık yaylası olacak. Yayladan itibaren artık ormandayız. Yani rotayı yüzde 90 kolayladık demektir. Orada bir orman yolu döne dolaşa bizi tekrar Dereceören köyüne götürecek. ..

Bu etkinlikte rota üzerinde su kaynakları çok bol değil. Bu yüzden çantamızdaki su miktarının en az 2 litrede tutmamız gerekiyor.

Buluşma sabah 06:00. Her zamanki noktalara dikkat.

Yürüyüşlerimizi kendi aracımızla yapıyoruz. Bu yüzden katılımcı sayımız sınırlıdır.

Evet, yürüyüşlerimizde herkes kendi kumanyasını getirir. Bu nedenle çantamıza, sabah kahvaltısı ve öğlen molasında yemek için sandeviç, yürürken canımız çektikçe yemek için yeşil ya da siyah zeytin, gofret, çikolata ya da meyve ve 2 litre su koyarız. Yağmurluğumuz yaz kış her şartta mutlaka çantamızda olur.

Bu haftanın Cumartesi doğa yürüyüşümüzde amaç kişinin tek başına ya da bu alanda faaliyet gösteren ticari işletmelerin hiç bir zaman içine giremeyeceği orman dokularını mevsimin tam da göbeğinde en taze heyecan dolu şekliyle, her adımından büyük keyif alacağı bir coğrafyada ve alışılmamış yükseltilerde hayatının rutini haline getirdiği gibi mümkün olduğu kadar başlangıçtaki ilk dakikadan bitiş noktasına kadar amatör duygular içinde hem güzel manzaraları doya doya iliklerine işlemek hem gün boyu orta şiddette bir spor yapmak ve hem de şehir hayatının ruhuna yapıştırdığı kötü kırıntıları yüksek bovis değerleri ile rehabilete atmek, günü ve tabi ki hayatı enerji dolu, heyecanlı bir şekilde yaşamaktır.

Doğa yürüyüşlerinin zorluk derecesi;
Doğa yürüyüşleri alışkın olmayan birisi için başlangıçta zor bir spordur. Çünkü sabah saat 10:00 ile akşam 17:00 aralığında, gün boyu neredeyse hiç durmadan yirmi kilometrelik engebeli bir arazide yürümek zordur. Ve fakat düzenli doğa yürüyüşü yapan insanlar bir müddet sonra nikotin bağımlılığı gibi böylesi yürüyüşlerin bağımlısı olmaktadırlar. Doğada doğaçlama yapılan iniş ve çıkışlar kimi zaman zordur, kimim zaman da kolay, fakat her şekilde de doğaya ayırdığınız o en kutsal gününüzün en güzel anlarıdır.

Doğa yürüyüşleri kesinlikle bir " her kim katıldıysa o kişiyi hoş tutma, eğlendirme " etkinliği değildir. Doğada Tur atılmaz. Yürüyüşçüler her zaman kendilerini orta ile zor arasında bir yürüyüşe hazırlıklayarak gelirler. O gün o ortama bedenini yorarak ruhunu dinlendirmeye gelmiş hiç kimse "hiç böyle bir yürüyüş ummuyordum.. mahvoldum...öldüm...bittim..." söylem ve serzenişleriyle rahatsız edilmez.

Şehir içinde düzenli yürüyenler, oradan oraya koşturanlan, hareketli bir yaşamı olanlar için daha evvel doğa yürüyüşü yapmamış olsalar bile doğa yürüyüşlerinde başarılı olurlar. Ama unutulmamalı ki yine de zorlanacaklardır.

Masabaşı çalışan, her yüz metrede bir " ne kadar kaldı " diye soran, 3000 metrelerde orman bekleyen süper kafalar, hareketsiz yaşayanlar ve pis boğazlar.... bu yaşam şeklini değiştirmedikleri sürece doğaya çıkmasınlar. Hiç bir zaman tavsiye edilmez.

12 Eylül 2026 ; Cumartesi  Herzamanki gibi Kızılay'da buluşma ve hareket saati 06:00

Başlama saati : 09:00
Bitiş saati : 17:00
Ankara'ya varış : 21:00
Toplam; 20 - 25 Kilometre aralığındadır.