22 Şubat 2025, Cumartesi : Sportif Doğa Yürüyüşü..
Gerede, Kapaklı - Horhor Geçidi - Örencik Yaylası - Karacadağdemirci Yaylası ..... "
22 Şubat 2025, Cumartesi : Sportif Doğa Yürüyüşü..
"Gerede, Kapaklı - Horhor Geçidi - Örencik Yaylası - Karacadağdemirci Yaylası ........"
Uyarı - 1
yenirota ticari amaç ile hareket eden Resmi ya da Gayr-ı Resmi Günübirlik, Paket Turlar düzenleyen Turizm Şirketi değildir. Herhangi bir birliği, kuruluşa ve federasyona üye değildir. Dağcılık yapmaz.
Ülkemizin doğal güzelliklerine dair bir farkındalık yaratmanın yanında, kendi yaşamını Güzelleştirmek ve Sağlıklı Kalmak için Doğada Uzun Mesafe Yürüme Sporu Yapmayı canı gönülden seven amatör ruhlu doğa sporcularından oluşmuş bir arkadaş topluluğudur.
Doğada Uzun Mesafe Yürüyüşleri doğada her türlü arazide uzun mesafelerde tempolu yürüyebilme, tırmanma ve inme tecrübesi olan ve kondisyonu çok iyi yürüyüşçüler içindir. Çok Zor bir spordur. Ekipteki herkes bunu bilerek hareket eder.
Bir eğlence, kültür, doğa ve meşhuriyet gezisi, mangal, yeme-içme TURU değildir. TUR organizasyonları ile karıştırılmamalıdır.
Her bir rotamız başlangıç saatinden bitiş saatine kadar efor gerektiren, çok ciddi doğa sporları aktivitesi içermektedir.
Sevgili Dostalarım,
" Onlar dünyalar arasında rehberler, şifacılar ve sırların bekçileridirler.." diyor tanrıça Freyja kediler için.
Mitolojik, var olup olmadığı bile karanlıkta kalmış bu arkadaşa atfedilmiş sözleri ciddiye alacak değiliz herhalde. Ne var ki dünyayı daha konforlu yaşamamız için soğan soyma makinesi bile icad etmekten geri kalmamış bilim adamları işi gücü bırakıp kafayı kedilere takmış, oturup araştırmışlar. Efendim neymiş "25 hz frekansa denk gelen "mır.."lamanın yara iyileşmesini hızlandırdığı, kas ağrısını hafiflettiği ve kemikleri güçlendirdiğini" kanıtlamışlarmış. Yalan...
Yani siz ensesini okşarken yükselen mırıltılar aslında kedinin mutluluk fısıltılarından çok ona dokunup, okşadığınız için onun da bize hediye ettiği iyileştirici frekans dalgalarımıymış.. Yok canım daha neler.
Dahası kediler evleri yalnızca farelerden koruyan sevimli evcil canlılar değillermiş. Evleri görünmez güçlerden de koruyorlarmış. Al sana işte tipik mistikolojiye inanan ve inandıklarına başkalarını da inandırmak için kollarını koltuk altına kadar sıvayan bir insan türü daha. Mesela salonun tam ortasında sakin sakin yatarken birden kulaklarını dikip kafasanı kaldırıyor, gözbebekleri yerlerinden fırlayacak gibi gözlerini açıp sanki havada uçan bir sineği takip ediyormuş gibi pür dikkat boşluğu süzüyor ya aha işte tam da o an bu görevi yerine getiriyorlarmış. Bana sorarsanız sadece aval aval bakıyorlar, dışardan onları izleyenler de birşey yapıyor zannetsinler diye bakışlarını mimiklerle sempatik hale getiriyorlar o kadar. Öyle "pıyykkkk" layıp sağa sola uçan tekme attığını gören var mı ? yok... ben bilmiyorum. Zaten " bizim kedi şizofrene bağladı " der dayarız ruhsal ilaçları o vakit.
Benim gözlemlediğim onlar en çok muhitine yaklaşan bir hemcinsine, bakın karşı cinsine değil haa.. son derece acımazısca tuhaf sesler eşliğinde biraz çinceyi andıran aksanla "vınnnn" ladığıdır.
Evet bırakalım bu boş mevzuları da haftasonu ne göreceğiz ona dönelim. Öncelikle tekralamak isterim, kendi aracımızla gidiyoruz etkinliklerimize. Dolayısı ile katılımcı sayısında bir sınır var.
Bu hafta rotamız ; Gerede, Kapaklı - Horhor Geçidi - Örencik Yaylası - Karacadağdemirci Yaylası ..
Cumartesi sabahı ilk noktada buluşmamız 06:00'da. Sonra Eskişehir yolu, İstanbul yolu derken Kızılcahamam dolaylarında kahvaltı molasındayız. Moladan sonra bir saat daha yollardayız. Gerede-Karabük yolunun 20nci kilometresinde, Horhor geçidini biraz geçince sağda Kapaklı köyü varış noktamız.
Kapaklı köyü 1200 rakımda. Bir hafta boyunca bölgeye kar yağdı. Gerede doğu yaylalarına uğrayıp Eskipazar sınırına girdikten sonra tekrar Gerede yaylalarına giren rotamızda dev göknar ağaçları ve vahşi bir orman var. Yaylalara güney sırtlardan çıkacağımız için kar derinliğini en fazla yarım metre dolaylarında bekliyorum. Yine de bilinmez kar basit bir geçişle uğrayıp yatıya Ilgaz taraflarına gitmiş olabilir. Benimkisi bir tür bilgilendirme. Her halükarda rotamızda tamamen karla örtülmüş dev göknarlar ve derin, beyaz dünellerle dolu patikalar olacak. Bir de minik bir zirveciğimiz lokum niyetine ikramdan sayalım.
Evet rotamız ortalama 15 en çok 18 kilometre civarlarında. Ki bu da rotamızdaki kar durumuna bağlı olarak değişecek.
Kapaklı köyünden hareket edeceğiz. Alt geçidi kullanarak Gerede-Karadeniz yolunu geçip Kapaklı köyünün yukarı mahallesinden geçerek ilk hedefimiz olan Örencik yaylasına doğru Horhor geçidi yönünde ormana gireceğiz. Örencik yaylasına kadarki bölüm günün çıkış yapılan bölümü olacak. Yani 1200 lü rakımlardan 1700 lü rakımlara 6 kilometrede 500 metre yükseleceksiniz. Örencik yaylasından itibaren kar derinliği artacaktır. Bu hafta nihayet hediklerimizi kullanacağız. Yürüyüşe başlamadan evvel her katılımcıya kendi üretimimiz olan hediklerden dağıtacağım. Yaylada hediklerimizi taktıktan sonra büyülü bir ormanda saatleri donduracağız. Havanın eksi 8-9 civarlarında olacağına bakılırsa donan sadece saatlerimiz olmayacak. Hazırlıklı olunuz lütfen. Neyse rotamızda tam bir kış havası hakim anlayacağınız. Sabah 09:00 - Akşam 17:00 arasında her adımı dolu dolu atacağınızı ama her dakikanızı muhteşem manzaralara şahitlik ederek geçireceğinizi garanti ediyorum.
Aa..söylemeyi unuttum. Güne hafif kar yağışı ile başlayacağız. Ama öğlen ile birlikte parçalı bulutlu, ara ara güneşi gösteren bir hava durumu karşılayacak bizi. Yani yine tam fotoğrafik bir gün olacak.
Evet, yürüyüşlerimizde herkes kendi kumanyasını getirir. Bu nedenle çantamıza, sabah kahvaltısı ve öğlen molasında yemek için sandeviç, yürürken canımız çektikçe yemek için yeşil ya da siyah zeytin, gofret, çikolata ya da meyve ve 2 litre su koyarız. Yağmurluğumuz yaz kış her şartta mutlaka çantamızda olur.
Kızılay'dan sabah 06:00'da çıkarız yola. Kahvaltı durağımız Sarının yeridir..
Cumartesi doğa yürüyüşlerimizde amaç kişinin tek başına ya da bu alanda faaliyet gösteren ticari işletmelerin hiç bir zaman içine giremeyeceği orman dokularını mevsimin tam da göbeğinde en taze heyecan dolu şekliyle, her adımından büyük keyif alacağı bir coğrafyada ve alışılmamış yükseltilerde hayatının rutini haline getirdiği gibi mümkün olduğu kadar başlangıçtaki ilk dakikadan bitiş noktasına kadar amatör duygular içinde hem güzel manzaraları doya doya iliklerine işlemek hem gün boyu orta şiddette bir spor yapmak ve hem de şehir hayatının ruhuna yapıştırdığı kötü kırıntıları yüksek bovis değerleri ile rehabilete atmek, günü ve tabi ki hayatı enerji dolu, heyecanlı bir şekilde yaşamaktır.
Doğa yürüyüşlerinin zorluk derecesi;
Doğa yürüyüşleri alışkın olmayan birisi için başlangıçta zor bir spordur. Çünkü sabah saat 10:00 ile akşam 17:00 aralığında, gün boyu neredeyse hiç durmadan yirmi kilometrelik engebeli bir arazide yürümek zordur. Ve fakat düzenli doğa yürüyüşü yapan insanlar bir müddet sonra nikotin bağımlılığı gibi böylesi yürüyüşlerin bağımlısı olmaktadırlar. Doğada doğaçlama yapılan iniş ve çıkışlar kimi zaman zordur, kimim zaman da kolay, fakat her şekilde de doğaya ayırdığınız o en kutsal gününüzün en güzel anlarıdır.
Doğa yürüyüşleri kesinlikle bir " her kim katıldıysa o kişiyi hoş tutma, eğlendirme " etkinliği değildir. Doğada Tur atılmaz. Yürüyüşçüler her zaman kendilerini orta ile zor arasında bir yürüyüşe hazırlıklayarak gelirler. O gün o ortama bedenini yorarak ruhunu dinlendirmeye gelmiş hiç kimse "hiç böyle bir yürüyüş ummuyordum.. mahvoldum...öldüm...bittim..." söylem ve serzenişleriyle rahatsız edilmez.
Şehir içinde düzenli yürüyenler, oradan oraya koşturanlan, hareketli bir yaşamı olanlar için daha evvel doğa yürüyüşü yapmamış olsalar bile doğa yürüyüşlerinde başarılı olurlar. Ama unutulmamalı ki yine de zorlanacaklardır.
Masabaşı çalışan, her yüz metrede bir " ne kadar kaldı " diye soran, 3000 metrelerde orman bekleyen süper kafalar, hareketsiz yaşayanlar ve pis boğazlar.... bu yaşam şeklini değiştirmedikleri sürece doğaya çıkmasınlar. Hiç bir zaman tavsiye edilmez.
22 Şubat 2025 ; Cumartesi Herzamanki gibi Kızılay'da
buluşma ve hareket saati 06:00
Not; Doğaya aşık, onu her yönü ile yaşamaya hazır ve istekli değilseniz, falanca gitti ben de gitmeliyim geçici hevesindeyseniz emin olabilirsiniz, hem bizi ilgilendirmiyorsunuzdur hem de doğa yürüyüşü size göre değildir. Boşa masraf etmeyin.
Başlama saati : 09:00
Bitiş saati : 16:00
Ankara'ya varış : 20:00
Toplam; 15 - 18 Kilometre aralığındadır.