15 Şubat 2025, Cumartesi : Sportif Doğa Yürüyüşü..
Bolu Sebanardı, Çampınar Yaylası - Sultanbey Yaylası - Hıdırşeyhler Yaylası..... "


15 Şubat 2025, Cumartesi : Sportif Doğa Yürüyüşü..
"Bolu Sebanardı, Çampınar Yaylası - Sultanbey Yaylası - Hıdırşeyhler Yaylası........"



Uyarı - 1
yenirota ticari amaç ile hareket eden Resmi ya da Gayr-ı Resmi Günübirlik, Paket Turlar düzenleyen Turizm Şirketi değildir. Herhangi bir birliği, kuruluşa ve federasyona üye değildir. Dağcılık yapmaz.
Ülkemizin doğal güzelliklerine dair bir farkındalık yaratmanın yanında, kendi yaşamını Güzelleştirmek ve Sağlıklı Kalmak için Doğada Uzun Mesafe Yürüme Sporu Yapmayı canı gönülden seven amatör ruhlu doğa sporcularından oluşmuş bir arkadaş topluluğudur.
Doğada Uzun Mesafe Yürüyüşleri doğada her türlü arazide uzun mesafelerde tempolu yürüyebilme, tırmanma ve inme tecrübesi olan ve kondisyonu çok iyi yürüyüşçüler içindir. Çok Zor bir spordur. Ekipteki herkes bunu bilerek hareket eder.
Bir eğlence, kültür, doğa ve meşhuriyet gezisi, mangal, yeme-içme TURU değildir. TUR organizasyonları ile karıştırılmamalıdır.
Her bir rotamız başlangıç saatinden bitiş saatine kadar efor gerektiren, çok ciddi doğa sporları aktivitesi içermektedir.


Sevgili Dostalarım,
Pekala, kahve ile başlayalım. Çünkü yürürken kaşla göz arasında çantasından mini termosunu çıkartıp iki fırt kahve çekenler var. O kadar yaklaştılar yani. Nasıl içilir kıvama getirirsiniz karışmam ama kulpundan sağ elinizin baş parmağı bir yanda işaret ve orta parmağınız beri yanda tuttuğuz kupadaki kahveniz var ya ondan bir yudum daha çekin ve gözlerinizi tavana dikin…dikin ki himayesindeki tüm renklere can ve tebessüm veren masmavi gökyüzünün aydınlattığı ormanın üzerine beyaz örtü çekilmiş harika yeşilini, yaban hayvanları dışında tek bir canlının izine rastlanmadığı derinliklere doğru incelerek kaybolan bembeyaz patikaları yürüdüğünüzü hayalinizde canlandırma gayretinize yardımcı olsun. Felsefe der ki " bir şeyi, nesneyi, kişiyi, adı her neyse; görüyorsan vardır..." Doğada geçen herhangi bir zaman dilimini de anlatmak bir tür ayağınıza getirmek sayılır mı bilmem. video ve Fotoğraflar bu konuda en can alıcı tevşik materyalleri oluyor. Ne var ki dünyanın en entrika yüklü hayalini tek başınıza, kimseden yardım almadan inşa edebilseniz, bütün profesyonelleri ağzı açık hayalinizi anlatıyorken sizi dinliyor bulsanız bile onu gerçekte yaşamak kadar başarılı olamazsınız. Parmaklarınızın nasıl inceden inceden yüzbinlerce dikiş iğnesi batarcasına ağrıdığı, burnunuzun düşecek kadar varlık olarak sizden nasıl uzaklaştığı, gözleriniz açamadan yüzünüze çarpan minicik kar taneciklerinin yağız atın kıçında yankılanan kırbaç kadar derinden canınızı yaktığını bizzat sahada yaşadığınızda varlığınız değer kazanır. Sorularınıza cevaplar bulamazsınız fakat daha çok soru sorma cesareti kazanırsınız. Kim bilir belki de bulursunuz, neticede arama fiilinden uzaklaşmamak lazımdır. Yaşamak, sağlıklı ve neşeli güzeldir. Fakat sonuçtan kaçamazsınız her güzelliğin sonu boşluktur. Her şeyi olduğu gibi kabullenip derinlemesine ciddiye almadan sürdürmek akıllılıktır.

İşte biz tam da bunun için varız. Ve bitmeyen heyacınızla sürdürüyoruz.

Evet öncelikle tekralamak isterim, kendi aracımızla gidiyoruz etkinliklerimize. Dolayısı ile katılımcı sayısında bir sınır var.

Rotamız ;Bolu Sebanardı, Çampınar Yaylası - Sultanbey Yaylası - Hıdırşeyhler Yaylası.......

Cumartesi sabahı ilk noktada buluşmamız 06:00'da. Sonra Eskişehir yolu, İstanbul yolu derken Kızılcahamam dolaylarında kahvaltı molasındayız. Moladan sonra bir saat daha yollardayız. Bolu, Mudurnu yönünde ilerliyoruz. Ve sonra Sebanardı köyü yoluna kıvrılıyoruz. karlı, kurlu bir yolda sakin sakin Çampınar yaylasına geldiğimizde kontağı kapatıyoruz.
Bu bölge hem bahar ham de kış döneminde bana göre hiç doymadan yüzlerce kez görülüp sonrasında hiç yaşamamışsın heyecanı ile hayal edilip özlenebilecek, vazgeçilmez güzelliğe sahip bir bölgedir. Özellikle yeni yağmış kar ile çürük dişlerine porselen kaplama yaptırmış görgüsüzler gibi göz kamaştırıcı bembeyaz sırıtan deve göknar ve kayın ağaçlarının arasından kıvrılarak sıyrılan orman yollarında 6-7 saat yürümek nadir erişilebilen dünyevi huzurlardan birini takdim eder bol kepçe her kim ise o gün o an orada olana.
Biz de tam bunu yapacağız. Çampınar yaylasından hareket edince rotamızı iki bölüm düşünün. Birinci bölüm çıkış. Sakin, yumuşak tempoda, Bolu'un güney yamaçlarındaki duvar gibi duran dağ silsilesinin Kuzey yüzünden güneye doğru bir hamle yapacağız. Tepe noktası Sultanbey yaylası. Gölü filan da var. Ama yaşlı göknarlar, araya serpilmiş kayınlar bilirsiniz işte güzel kış manzaraları eşliğende dolanıp duracağız. Sonra uzun bir müddet o tepe hattında batı yönünde yürümeye devam edeceğız. Eee arada minik bir yeme içme molamız olacak sonra devam. Bir ara saatime bakacağım. Vakit çok geçmiş, 17:00 olduğunda aracımıza dönmemiz gerekiyor yoksa araç maraç bulamayız. Park ettiğimiz yerde bir koca bal kabağı, etkafa koşturan köstebek, fare filan ve bir de çirkin kahkahalar atan kanca burunlu, şato şapkalı cadı karşılar bizi. Evet rotamız ortalama 15 en çok 18 kilometre civarlarında. Neden ? Çünkü kar kalınlığı 25 santimi geçer diye düşünüyorum. Ve fakat ümütsiz olmayın günü orta sertlikte, Sportif Doğa yürüyüşü cümlesinin anlam ve önemine uygun bir lezzette geçireceksinizdir. Tabii bu durum yürüyüşcü arkadaşların sakin temposuna göre iyi yönde şekil değiştirebilecektir.

Evet, yürüyüşlerimizde herkes kendi kumanyasını getirir. Bu nedenle çantamıza, sabah kahvaltısı ve öğlen molasında yemek için sandeviç, yürürken canımız çektikçe yemek için yeşil ya da siyah zeytin, gofret, çikolata ya da meyve ve 2 litre su koyarız. Yağmurluğumuz yaz kış her şartta mutlaka çantamızda olur.

Kızılay'dan sabah 06:00'da çıkarız yola. Kahvaltı durağımız Sarının yeridir..

Cumartesi doğa yürüyüşlerimizde amaç kişinin tek başına ya da bu alanda faaliyet gösteren ticari işletmelerin hiç bir zaman içine giremeyeceği orman dokularını mevsimin tam da göbeğinde en taze heyecan dolu şekliyle, her adımından büyük keyif alacağı bir coğrafyada ve alışılmamış yükseltilerde hayatının rutini haline getirdiği gibi mümkün olduğu kadar başlangıçtaki ilk dakikadan bitiş noktasına kadar amatör duygular içinde hem güzel manzaraları doya doya iliklerine işlemek hem gün boyu orta şiddette bir spor yapmak ve hem de şehir hayatının ruhuna yapıştırdığı kötü kırıntıları yüksek bovis değerleri ile rehabilete atmek, günü ve tabi ki hayatı enerji dolu, heyecanlı bir şekilde yaşamaktır.

Doğa yürüyüşlerinin zorluk derecesi;
Doğa yürüyüşleri alışkın olmayan birisi için başlangıçta zor bir spordur. Çünkü sabah saat 10:00 ile akşam 17:00 aralığında, gün boyu neredeyse hiç durmadan yirmi kilometrelik engebeli bir arazide yürümek zordur. Ve fakat düzenli doğa yürüyüşü yapan insanlar bir müddet sonra nikotin bağımlılığı gibi böylesi yürüyüşlerin bağımlısı olmaktadırlar. Doğada doğaçlama yapılan iniş ve çıkışlar kimi zaman zordur, kimim zaman da kolay, fakat her şekilde de doğaya ayırdığınız o en kutsal gününüzün en güzel anlarıdır.

Doğa yürüyüşleri kesinlikle bir " her kim katıldıysa o kişiyi hoş tutma, eğlendirme " etkinliği değildir. Doğada Tur atılmaz. Yürüyüşçüler her zaman kendilerini orta ile zor arasında bir yürüyüşe hazırlıklayarak gelirler. O gün o ortama bedenini yorarak ruhunu dinlendirmeye gelmiş hiç kimse "hiç böyle bir yürüyüş ummuyordum.. mahvoldum...öldüm...bittim..." söylem ve serzenişleriyle rahatsız edilmez.

Şehir içinde düzenli yürüyenler, oradan oraya koşturanlan, hareketli bir yaşamı olanlar için daha evvel doğa yürüyüşü yapmamış olsalar bile doğa yürüyüşlerinde başarılı olurlar. Ama unutulmamalı ki yine de zorlanacaklardır.

Masabaşı çalışan, her yüz metrede bir " ne kadar kaldı " diye soran, 3000 metrelerde orman bekleyen süper kafalar, hareketsiz yaşayanlar ve pis boğazlar.... bu yaşam şeklini değiştirmedikleri sürece doğaya çıkmasınlar. Hiç bir zaman tavsiye edilmez.

15 Şubat 2025 ; Cumartesi  Herzamanki gibi Kızılay'da buluşma ve hareket saati 06:00

Not;  Doğaya aşık, onu her yönü ile yaşamaya hazır ve istekli değilseniz, falanca gitti ben de gitmeliyim geçici hevesindeyseniz emin olabilirsiniz, hem bizi ilgilendirmiyorsunuzdur hem de doğa yürüyüşü size göre değildir. Boşa masraf etmeyin.

Doğa Yürüyüşlerine Katılmadan Evvel " Dikkat " Başlığı Altındakileri Mutlaka Okuyun.


Başlama saati : 09:00
Bitiş saati : 16:00
Ankara'ya varış : 20:00
Toplam; 15 - 18 Kilometre aralığındadır.