15 Mart 2025, Cumartesi : Sportif Doğa Yürüyüşü..
Karabük, Karaağaç köyü - Kel Tepe......... "
15 Mart 2025, Cumartesi : Sportif Doğa Yürüyüşü..
"Karabük, Karaağaç köyü - Kel Tepe............."
Uyarı - 1
yenirota ticari amaç ile hareket eden Resmi ya da Gayr-ı Resmi Günübirlik, Paket Turlar düzenleyen Turizm Şirketi değildir. Herhangi bir birliği, kuruluşa ve federasyona üye değildir. Dağcılık yapmaz.
Ülkemizin doğal güzelliklerine dair bir farkındalık yaratmanın yanında, kendi yaşamını Güzelleştirmek ve Sağlıklı Kalmak için Doğada Uzun Mesafe Yürüme Sporu Yapmayı canı gönülden seven amatör ruhlu doğa sporcularından oluşmuş bir arkadaş topluluğudur.
Doğada Uzun Mesafe Yürüyüşleri doğada her türlü arazide uzun mesafelerde tempolu yürüyebilme, tırmanma ve inme tecrübesi olan ve kondisyonu çok iyi yürüyüşçüler içindir. Çok Zor bir spordur. Ekipteki herkes bunu bilerek hareket eder.
Bir eğlence, kültür, doğa ve meşhuriyet gezisi, mangal, yeme-içme TURU değildir. TUR organizasyonları ile karıştırılmamalıdır.
Her bir rotamız başlangıç saatinden bitiş saatine kadar efor gerektiren, çok ciddi doğa sporları aktivitesi içermektedir.
Sevgili Dostalarım,
Bugün internette güzel bir haber okudum. Trafikte araçlara sonradan takilan beyaz farlara yasak gelmiş.
Her hafta bin kilometre yol yapan ve bunun ortalama 500 kilometresini gece icra eden bir sürücü olarak özellikle uzun yolda beyaz farların karşıdan gelen araç sürücülerine nasıl zarar verdiğini anlatmak için değil milyon milyarlarca yayın yapılsa yine de insanoğlumuzun kafasının "Trafikte Saygı " denilen mevzuya basmayacağına iddiaya girerim.
Kasiste aracının altı asfalta sürttüğünde kıvılcım çıkarmasından zevk alan ve bunun için aracının şasesinin yerden yüksekliğini 4-5 santime indiren canlılar yaşıyor bu ülkede.
Konuyu dağıtmayayım. Sorunlu ve sorumlu bireyler olarak tabi ki trafikte ve özellikle uzun yolda başkasına saygı denilen nesneyi yaşatmamız gerekiyor. Çünkü minicik, saniyelik bir hata, dikkat dağıtma bizim, yanımızdaki aracın ya da karşı taraftaki bir başka aracın telafisi mümkün olmayacak kaza ya da kazalara karışmasıyla sonuçlanabilir. Murphy kuralı gereği birine ya da masum bir canlıya ( ki her hafta sürekli ezilmiş kediler, köpekler, tilkiler görmekteyim... ) zarar verme ve can kaybı telafi edilemez bir sonuçtur. Özellikle kafa travması sonrası beyindeki hasar... Kaldı ki kafa travmaları, özellikle kentlerde ve genç nüfusta en sık görülen morbidite ( yani eş zamanlı birden fazla hastalık ) ve mortalite ( yani ölüm ) sebeplerinden biri iken, trafik kazaları yüzde 75 ile en sık tespit edilen travma nedeni olduğu bilimsel olarak ispatlanmış, üzerine tezler yazılmış.
Kafa travmasından hasarsız kurtulmak çok düşük bir orandır. Ömür boyu epilepsi hastası olmaktan, bitkisel hayata, kör kalmaktan yürüyememeye uzanan bir sürü kalıcı iz bırakır. Ve unutmayalım Kafa travması sonucu meydana gelen kalıcı sakatlıklar, sadece hasta ve ailesini etkilemekle kalmayıp, ülke ekonomisi için de ciddi tahribat sebebi olduğu ispatlanmıştır.
Uzmanlar diyor ki; Değiştirilebilir LED lambalar kullananların yol görüşünü artırsa da özellikle karşıdan gelen sürücüler için rahatsızlık veren, dikkat dağıtmaya dair tehlikeler yayan, kamaşmaya ve görme yeteneğinde azalmaya neden olan bir etkiye sahip. Çünkü, bu farlar geleneksel farlardan iki-üç kat fazla ışık yayar. Bu yüksek parlaklık, gözlerde "rahatsızlık kamaşması" ve "görmeyi azaltan kamaşma" gibi etkiler yaratabilir. Rahatsızlık veren göz kamaşması, sürücünün gözlerini kısmasına ve gözün görme temasını kesmesine yol açarken, görme yeteneğinde azalmaya neden olan kamaşma yolda tehlikeleri tespit etmeyi zorlaştırabilir. Özellikle yaşlı sürücülerde ve uzun süreli maruziyet durumlarında göz sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabilirler. Bir de uzmanları dokunmadığı başka bir noktaya ben dikkatinize sunayım;
Beyaz, keskin ışık patlamaları insan beyninde ani şoklara sebep olup kişinin sağlıklı bile olsa epilepsi krizi geçirme ihtimalini güçlendirmektedir. Bırakın gece karşıdan gelenen aracın yüksek oranda parlak beyaz ışığının gözümüzü kamaştırarak saliselik geçici körlük yaratması ve beynimizde elektriksel kısa devrelere sebep olmasını, kişinin evde loş bir ortamda televizyon seyrederken bile ani parlak ışıklara maruz kalması bile epileptik krizleri tetikleyebiliyorken böylesi bir başıboşluğun süratle düzeltilmesi gerekiyordu zaten. İlgileri bu kararından dolayı kutluyor, tebrik ediyorum.
Şimdi sırada cezasının caydırıcılığı ve uygulamanın emniyet kemeri ya da sürüş esnasında telefon kullanımı kadar büyük hassasiyetle icrasına kalıyor.
Evet bu hafta Cumartesi günü termometreler Karabük'te 30 lu dereceleri gösterecek. Yani yalancı bahar kimilerimizi atlet ve şortla yürümeye zorlayacak gibi görünüyor.
Rotamız ; Karabük, Karaağaç köyü - Kel Tepe......
Cumartesi sabah 06.00 Kızılay'dan hareket saatimiz. Hep olduğu gibi Kızılcahamam çay-çorba arasının peşine birbuçuk saat daha yoldayız. Varış yerimiz Karabük'ten geçip Yenice yolunda, Sipahiler köyü ile Karaağaç köyleri arasındaki mahahelle olacak. Mahalle 1000 rakımda. Yürüyüşümüz Kel tepenin güney doğu tarafından güneyine giden yola girerek başlayacak. 1500 lü rakımlara kadar rotada kar beklemiyorum. 1500 lerden itibaren de karı incelmiş, zayıflamış bulacağız. Ve fakat yine de nolur noolmaz diye hediklerimizi rota boyu yanımıza alacağız. 1900 rokamlı Kel tepenin özellikle doğu tarafından yaklaştığımız zirve hattı boyunca rotada en az 25-30 santim sertleşmiş kar bekliyorum. Bu durumda hediklerimizle fırtına gibi kara batmadan zirveye yakalayacağız. Rotanın zirve faslından sonraki bölümü dev göknar ağaçları ile örtülü bölgeden ara ara doğaçlama dolu keyifli inişler ve devamandı orman yollarında tempolu sakin inişler şeklinde sürecek.
Bu hafta rotamız 15-18 kilometre arasında olacaktır.
Evet, yürüyüşlerimizde herkes kendi kumanyasını getirir. Bu nedenle çantamıza, sabah kahvaltısı ve öğlen molasında yemek için sandeviç, yürürken canımız çektikçe yemek için yeşil ya da siyah zeytin, gofret, çikolata ya da meyve ve 2 litre su koyarız. Yağmurluğumuz yaz kış her şartta mutlaka çantamızda olur.
Kızılay'dan sabah 06:00'da çıkarız yola. Kahvaltı durağımız Sarının yeridir..
Cumartesi doğa yürüyüşlerimizde amaç kişinin tek başına ya da bu alanda faaliyet gösteren ticari işletmelerin hiç bir zaman içine giremeyeceği orman dokularını mevsimin tam da göbeğinde en taze heyecan dolu şekliyle, her adımından büyük keyif alacağı bir coğrafyada ve alışılmamış yükseltilerde hayatının rutini haline getirdiği gibi mümkün olduğu kadar başlangıçtaki ilk dakikadan bitiş noktasına kadar amatör duygular içinde hem güzel manzaraları doya doya iliklerine işlemek hem gün boyu orta şiddette bir spor yapmak ve hem de şehir hayatının ruhuna yapıştırdığı kötü kırıntıları yüksek bovis değerleri ile rehabilete atmek, günü ve tabi ki hayatı enerji dolu, heyecanlı bir şekilde yaşamaktır.
Doğa yürüyüşlerinin zorluk derecesi;
Doğa yürüyüşleri alışkın olmayan birisi için başlangıçta zor bir spordur. Çünkü sabah saat 10:00 ile akşam 17:00 aralığında, gün boyu neredeyse hiç durmadan yirmi kilometrelik engebeli bir arazide yürümek zordur. Ve fakat düzenli doğa yürüyüşü yapan insanlar bir müddet sonra nikotin bağımlılığı gibi böylesi yürüyüşlerin bağımlısı olmaktadırlar. Doğada doğaçlama yapılan iniş ve çıkışlar kimi zaman zordur, kimim zaman da kolay, fakat her şekilde de doğaya ayırdığınız o en kutsal gününüzün en güzel anlarıdır.
Doğa yürüyüşleri kesinlikle bir " her kim katıldıysa o kişiyi hoş tutma, eğlendirme " etkinliği değildir. Doğada Tur atılmaz. Yürüyüşçüler her zaman kendilerini orta ile zor arasında bir yürüyüşe hazırlıklayarak gelirler. O gün o ortama bedenini yorarak ruhunu dinlendirmeye gelmiş hiç kimse "hiç böyle bir yürüyüş ummuyordum.. mahvoldum...öldüm...bittim..." söylem ve serzenişleriyle rahatsız edilmez.
Şehir içinde düzenli yürüyenler, oradan oraya koşturanlan, hareketli bir yaşamı olanlar için daha evvel doğa yürüyüşü yapmamış olsalar bile doğa yürüyüşlerinde başarılı olurlar. Ama unutulmamalı ki yine de zorlanacaklardır.
Masabaşı çalışan, her yüz metrede bir " ne kadar kaldı " diye soran, 3000 metrelerde orman bekleyen süper kafalar, hareketsiz yaşayanlar ve pis boğazlar.... bu yaşam şeklini değiştirmedikleri sürece doğaya çıkmasınlar. Hiç bir zaman tavsiye edilmez.
15 Mart 2025 ; Cumartesi Herzamanki gibi Kızılay'da
buluşma ve hareket saati 06:00
Not; Doğaya aşık, onu her yönü ile yaşamaya hazır ve istekli değilseniz, falanca gitti ben de gitmeliyim geçici hevesindeyseniz emin olabilirsiniz, hem bizi ilgilendirmiyorsunuzdur hem de doğa yürüyüşü size göre değildir. Boşa masraf etmeyin.
Başlama saati : 09:00
Bitiş saati : 16:00
Ankara'ya varış : 21:00
Toplam; 15 - 18 Kilometre aralığındadır.