08 Mart 2025, Cumartesi : Sportif Doğa Yürüyüşü..
Ilgaz Mülayim Köyü - Yurdun Tepe Zirve......... "
08 Mart 2025, Cumartesi : Sportif Doğa Yürüyüşü..
"Ilgaz Mülayim Köyü - Yurdun Tepe Zirve............."
Uyarı - 1
yenirota ticari amaç ile hareket eden Resmi ya da Gayr-ı Resmi Günübirlik, Paket Turlar düzenleyen Turizm Şirketi değildir. Herhangi bir birliği, kuruluşa ve federasyona üye değildir. Dağcılık yapmaz.
Ülkemizin doğal güzelliklerine dair bir farkındalık yaratmanın yanında, kendi yaşamını Güzelleştirmek ve Sağlıklı Kalmak için Doğada Uzun Mesafe Yürüme Sporu Yapmayı canı gönülden seven amatör ruhlu doğa sporcularından oluşmuş bir arkadaş topluluğudur.
Doğada Uzun Mesafe Yürüyüşleri doğada her türlü arazide uzun mesafelerde tempolu yürüyebilme, tırmanma ve inme tecrübesi olan ve kondisyonu çok iyi yürüyüşçüler içindir. Çok Zor bir spordur. Ekipteki herkes bunu bilerek hareket eder.
Bir eğlence, kültür, doğa ve meşhuriyet gezisi, mangal, yeme-içme TURU değildir. TUR organizasyonları ile karıştırılmamalıdır.
Her bir rotamız başlangıç saatinden bitiş saatine kadar efor gerektiren, çok ciddi doğa sporları aktivitesi içermektedir.
Sevgili Dostalarım,
1992 yılının Mart ayı, yine Mübarek Ramazan günleri ile haftanın en mübarek günü birleşmiş, Tanrı cennetine alacağı en kutsal 500 kişi için Azrailini Erzincan'a göndermişti. 13 Mart 1992, Cuma Saat 19;19, iftardan yarım bilemedim 40 dakika sonra özellikle kent merkezinde kulakları sağır edercesine bir kükreme ile birlikte bulunduğu yerden 3-4 metre havaya yükselen ardından da saniyeler içinde olduğu yere toz bulutu içinde patates çuvalı gibi yığılan binalar arasında kalan, toza toprağa bulanmış 653 kişi. İnsanlar şoka girmiş, çığlıklar, ağlamalar, sağa sola koşturuyorlar. Şehrin ana caddesinde iftardan sonra yürüyüşe çıkanlar, ana caddeye bağlanan sokakta olanlar tepelerine yıkılan binaların altında ne olduğunu anlayamadan hayata veda ediyorlar. Bunlardan yalnızca 500'ü cennet ile müjdelenmiş. 153 kişi...ya Azrail listeleri karıştırdı ya da o 153 kişi son anda bir değişiklik yapıp o saate normalde olmaları gereken yerde değillerdi. Depremin şiddetinin 6,8 olmasına karşın yapıların birçoğunun, özellikle kent merkezindeki Oteller, Bankalar, Hastane, Sağlık Meslek Okulu, iş hanı gibi kamu binalarının büyük bölümü yerle bir olmuş, 32 bin 962 kişinin öldüğü, 100 binin üzerinde insanın da yaralandığı 1939 Erzincan Depremi sonrası 1940'ta çıkarılan deprem yönetmeliğine uygun yapılmaması, zeminin alüvyal yapıda olması, yeraltı su seviyesinin yüksek olması, inşaatlarda uygun zemin çalışmalarının yapılmaması ve son olarak da fay hattındaki kırılmanın peş peşe birkaç saniye ara ile 3 sarsıntıyla yaşanması yıkımın şiddetini artırmıştı.
Erzincan yerleşimi Doğu-Batı yönünde 40 kilometreye, Kuzey-Güney yönünde 10 kilometrelik Fırat havzasında, 3 binlik dağlar arasında kalmış,1200 rakımlı verimli kocaman bir ovanın ortasında ve kuzeyedeki dağlara yakın bir noktada planlanmış. Kuzay Anadolu fay hattı şehir merkezinin 3 kilometre kuzeyinden geçiyor. Yani şehir neredeyse fay hattının böbreği ile karaciğeri arasında bir yere kurulmuş. Ve inatla burada büyümeye devam etmiş. Halbu ki 1939'daki ilk devasa depremden sonra 10 kilometre kadar güneye kaydırılsa hem ova bütünüyle verimli bir şekilde işlenir hem de tanrı cennetine alacağı özel insanları başka şehirlerden seçerdi....
Evet bu haftadan itibaren havaları milim milim ısıtmaya başlıyoruz. Hazır dağlarda kar varken bu hafta sizi Ilgaz taraflarında Ilgaz dağı kaya tesislerinin olduğu bir tepeye çıkartmak istiyorum. Dağın güney tarafını kullanacağımız için 1800 lü rakımlara kadar kar olmayacak ama sonra yarım metre kar bizi bekliyor. Sorun değil bu hafta Cumartesi ekibine de hedik taşıtacağım.
Rotamız ; Ilgaz Mülayim Köyü - Yurdun Tepe Zirve......
Çankırı ile Kastamonu arasındayız anlayacağınız. Sabah 06:00 buluşuyoruz, malum noktalardan sonra ilk durağımız Huzur. Sonra Çerkeş üzerinden Ilgaz ve Mülayim köyü varış yerimiz. Mülayim köyü 1300 rakımlı bir dağ köyüdür. Hazırlıklarımızı tamamladıktan sonra 2300 rakımlı Yurdun tepeye doğru sakin sakin adımlarımızı yükselterek başlayacağız güne. Yurdun tepeye mesafemiz 6 km. Yani 6 km de 1000 metre yükseliş olacak. Yurdun tepe zirvesine çıktıktan sonra dönüşümüzü Doruk mevki üzerinden Yangın Gözetleme kulesine uğrayarak yapacağız.
Bu hafta rotamız 12-15 kilometre arasında olacaktır.
Evet, yürüyüşlerimizde herkes kendi kumanyasını getirir. Bu nedenle çantamıza, sabah kahvaltısı ve öğlen molasında yemek için sandeviç, yürürken canımız çektikçe yemek için yeşil ya da siyah zeytin, gofret, çikolata ya da meyve ve 2 litre su koyarız. Yağmurluğumuz yaz kış her şartta mutlaka çantamızda olur.
Kızılay'dan sabah 06:00'da çıkarız yola. Kahvaltı durağımız Sarının yeridir..
Cumartesi doğa yürüyüşlerimizde amaç kişinin tek başına ya da bu alanda faaliyet gösteren ticari işletmelerin hiç bir zaman içine giremeyeceği orman dokularını mevsimin tam da göbeğinde en taze heyecan dolu şekliyle, her adımından büyük keyif alacağı bir coğrafyada ve alışılmamış yükseltilerde hayatının rutini haline getirdiği gibi mümkün olduğu kadar başlangıçtaki ilk dakikadan bitiş noktasına kadar amatör duygular içinde hem güzel manzaraları doya doya iliklerine işlemek hem gün boyu orta şiddette bir spor yapmak ve hem de şehir hayatının ruhuna yapıştırdığı kötü kırıntıları yüksek bovis değerleri ile rehabilete atmek, günü ve tabi ki hayatı enerji dolu, heyecanlı bir şekilde yaşamaktır.
Doğa yürüyüşlerinin zorluk derecesi;
Doğa yürüyüşleri alışkın olmayan birisi için başlangıçta zor bir spordur. Çünkü sabah saat 10:00 ile akşam 17:00 aralığında, gün boyu neredeyse hiç durmadan yirmi kilometrelik engebeli bir arazide yürümek zordur. Ve fakat düzenli doğa yürüyüşü yapan insanlar bir müddet sonra nikotin bağımlılığı gibi böylesi yürüyüşlerin bağımlısı olmaktadırlar. Doğada doğaçlama yapılan iniş ve çıkışlar kimi zaman zordur, kimim zaman da kolay, fakat her şekilde de doğaya ayırdığınız o en kutsal gününüzün en güzel anlarıdır.
Doğa yürüyüşleri kesinlikle bir " her kim katıldıysa o kişiyi hoş tutma, eğlendirme " etkinliği değildir. Doğada Tur atılmaz. Yürüyüşçüler her zaman kendilerini orta ile zor arasında bir yürüyüşe hazırlıklayarak gelirler. O gün o ortama bedenini yorarak ruhunu dinlendirmeye gelmiş hiç kimse "hiç böyle bir yürüyüş ummuyordum.. mahvoldum...öldüm...bittim..." söylem ve serzenişleriyle rahatsız edilmez.
Şehir içinde düzenli yürüyenler, oradan oraya koşturanlan, hareketli bir yaşamı olanlar için daha evvel doğa yürüyüşü yapmamış olsalar bile doğa yürüyüşlerinde başarılı olurlar. Ama unutulmamalı ki yine de zorlanacaklardır.
Masabaşı çalışan, her yüz metrede bir " ne kadar kaldı " diye soran, 3000 metrelerde orman bekleyen süper kafalar, hareketsiz yaşayanlar ve pis boğazlar.... bu yaşam şeklini değiştirmedikleri sürece doğaya çıkmasınlar. Hiç bir zaman tavsiye edilmez.
08 Mart 2025 ; Cumartesi Herzamanki gibi Kızılay'da
buluşma ve hareket saati 06:00
Not; Doğaya aşık, onu her yönü ile yaşamaya hazır ve istekli değilseniz, falanca gitti ben de gitmeliyim geçici hevesindeyseniz emin olabilirsiniz, hem bizi ilgilendirmiyorsunuzdur hem de doğa yürüyüşü size göre değildir. Boşa masraf etmeyin.
Başlama saati : 09:00
Bitiş saati : 16:00
Ankara'ya varış : 20:00
Toplam; 12 - 15 Kilometre aralığındadır.